Hırsızların Dansı
- 26 Mar 2025
- 3 dakikada okunur

Yeni bir ay, yeni bir günden merhaba! Sonbaharın gelişiyle birlikte kitap okuma oranımın günden güne artması beni çok pozitif bir moda sokuyor ve hayattan zevk almaya başlıyorum. Yeni, kaliteli bir seriye başlamanın pozitifliği ise bunu iki katına çıkartıyor. İşte, bir süre daha aklımdan çıkmayacak o seriyi buldum. Kitapçıları dolaşa dolaşa, arkasındaki yazıları okuya okuya turlarken gözüme bu kitap ilişmişti ve fotoğrafını çekmiştim. Hemen sipariş ettim ve bir kez daha seçimime hayran oldum. Mükemmeldi.
Kitap, iki kahramanın ağzından dönüşümlü olarak yazılmış. İlk kahramanımız Aydınlıksisli Kazi. Kazi babasını tanımıyor, annesinin ise köle avcıları tarafından kaçırıldığına saklandığı yerden şahit oluyor. Bu travmalar üstüne tek başına yaşamak zorunda kalan küçük kız, istemeyerek de olsa usta bir hırsıza dönüşüyor (öyle ki hırsızlığın cezası olan parmak kesme cezasına hiç çarptırılmayacak kadar usta olduğundan takma adına On diyorlar) ve işin sonu kraliçeyle yüzleşmeye kadar gidiyor. Kendisinin öldürüleceğini düşünürken hayret verici bir şekilde kraliçenin onu beğendiğini, hatta kendisini "Rahtan şövalyeleri" arasında görmek istediğini öğreniyor. Asla yenilmeyenler olarak ünleri yayılmış bu ekibin arasına girmeyi ise tabii ki reddedemiyor. Aradan yıllar geçiyor ve kraliçe Kazi ile diğer şövalyelere bir görev veriyor: Krallıklar arasına adını yazdırmamakta ısrar eden bir hanedanlığın kaçak suçluları barındırdığını anlatıyor ve o suçluların derhal geri getirilmesini emrediyor. Bu hanedanlığın hemen kralın yetkisini kabul edecek şekilde krallıklar arasına eklenmesini istiyor.
İşte burada diğer ana kahramanımız Jase giriyor devreye. Jase ve kardeşleri ülkedeki ilk hanedanlık, gözlerinin uzandığı yere kadar olan alana sahip bir hükümdarlık şeklinde öğretilerle büyüyor burada. Babalarının ölümüyle birlikte "Patrei" yetkisi Jase’e veriliyor ve bir nevi aile reisi oluyor. Bu yetki büyük bir lütuf olmasının yanında büyük sorumluluklar da getiriyor fakat henüz Jase bunların farkında değil. Ölümün üzerinden bir hafta bile geçmeden şehre üç tane Rahtan şövalyesinin geldiğini görüyor ve korumalarıyla birlikte karşılarına çıkıyor. Kazi'nin Jase'in kim olduğu hakkında bir fikri yok zira onun babasını hala ülkenin başında zannediyor, bu nedenle çocuklarını tanımıyor. Doğal olarak da Jase'in boğazına bıçak dayamaktan hiç çekinmiyor. Sözlü birkaç tartışmanın ardından serbest bırakılan Jase, bu kızla baş başa konuşabilmek adına bir sokağa korumalarını kenara bırakarak tek başına giriyor ve kızın da bunu gördüğünden emin oluyor.
Kazi, Jase'in peşinden sokağa dalıyor fakat umduğu bir manzarayla karşılaşmıyor. Jase birkaç adam tarafından alıkoyulmuş bir şekilde duruyor. Başta bir numara olduğunu zannetse de ciddi olduğunu anlayınca atak yapmaya çalışıyor; fakat başına aldığı darbeyle kendisi de alıkoyuluyor. Uyandıklarında kendilerini at arabasının arkasında zincirlenmiş bir halde buluyorlar. Kaçmayı bir şekilde başarsalar da ayakları birbirine zincirli ve bunu kopartamıyorlar. İşte hikayemiz de bu iki insanın ayakları birbirine bağlı şekilde şehre geri dönmeye çalışmasıyla başlıyor.
UF! Gerçekten çok iyi bir kitap. Bir kere girişini yazmak bile bu kadar sürüyorsa siz düşünün geri kalan olay örgülerinin karmaşıklığını. Uzun zamandır romantiklik unsuru içeren fakat bilim kurgu olmayan bir kitap okumamıştım. Neyse ki romantiklik açlığımızı da doyurduk bu kitapla birlikte. Okuması da blogunu yazması da aşırı keyif verici bir eser ve bitirdiğim gibi ikinci kitabı sipariş ettim (şaşırmadınız asla). Farklı karakterlerin anlattığı kitapları çok karmaşık sayılara ulaşmadığı sürece seviyorum çünkü her bir karakterin özüne, düşüncelerine, hissettiklerine daha kolay girebiliyoruz. Nitekim bu kitapta da öyle oldu ve birbirleri hakkındaki düşüncelerinin evrimleşmesine, korkularının nedenlerine daha kolay adapte olabildiğimi düşünüyorum. Ben okurken yanımda duran arkadaşlarım bile anlatışımdan etkilenmiş olacak ki ilk kitabı sipariş etmekte gecikmedi onlar da. Demem o ki, siz de hemen bu seriye başlayın çünkü pişman olmayacaksınız ve eminim ki çok popüler olacak. Yakında blabla platformda dizisini görürseniz şaşırmayın. Size mutlu mutlu günler diliyorum 🌞
Bir dilek tut Kazi. Bir tane yarın için, bir tane ertesi gün için ve bir tane de sonraki gün için tut. Bir tanesi mutlaka gerçek olur.
Altın insanları memnun eder ama kan tanrılara hizmet eder çünkü eninde sonunda verebileceğin tek şey kendi hayatındır.




Yorumlar