top of page

Üç Cisim Problemi

  • 26 Mar 2025
  • 3 dakikada okunur

Kitap önermek çok ciddi bir iştir, emek ve özen ister. Ancak karşınızdakine önerdiğiniz kitabı okuması ve çok beğendiğini size söylemesi kadar da tatmin edici bir his olamaz. Bana üç cisim problemi kitabını daha önce tanışmadığım, ancak instagram üzerinden blogumuzun hesabına yazan biri önerdi. Önerildiği anda kitabı araştırmıştım fakat Çinli bir yazar olan Cixin Liu tarafından yazıldığını öğrendim ve daha önce hiç duymadığım için çevrilmediğini düşündüm. Neyse ki şansım yaver gitti ve kitabı edinmeyi başardım. Tam okuma listeme eklemiştim ki Netflix sağ olsun dizisini çıkarttı ve bir anda herkes tarafından aşırı beğenildi. Geç kalmışlık hissiyle pişman da olsam kitap o kadar akıcıydı ki ikinci günde bitirmeyi başardım. Belki aranızda ben zaten dizisini izledim, niye kitabı okuyayım diyenler olacaktır. Onlara kitabı rahatlıkla okuyabileceklerini zira olay akışı, bazı detaylar ve en önemlisi karakterler dizidekinden bence bir hayli farklı. Sonuç olarak izleyen izlemeyen herkesi incelememe davet ediyorum…


Üç cisim problemi ilk olarak bize minik bir tarih dersi verircesine Çin ve kültür devrimini bize aktarıyor. Bu devirde pozitif bilimlere dair hiçbir şey kabul edilmiyor ve görelilik teorisi gibi fizik bilimine dayalı bilgilerin emperyalist devletlerce uydurulduğu kabul edildiğinden eğitimde bunların öğretilmesine kesin bir şekilde karşı çıkıyorlar. Bu konuda eğitim veren hocaları ise meydanda kalabalık önüne toplayıp sorguluyorlar. Ancak bu sorgu sıradan bir sorgu değil, Red Nation (Kızıl Birlik) dediğimiz öğrenciler topluluğundan oluşan, oldukça şiddet yanlısı bir topluluk tarafından yürütülüyor ve burada sorgulanan kişiler vatan haini ilan edilerek cezalandırılıyor veya öldürülüyor. İleride de adını duyacağımız Ye Wenje’nin hikayesi de işte fizikçi olan babasının bu meydanda öğrenciler tarafından öldürülüşüyle başlıyor. Babasının başına gelenler nedeniyle kendisinin de tehlikede olduğunu bilen Ye Wenje, çareyi kaçarak orduya katılmakta buluyor. Ne var ki çok geçmeden öğrenme azmi ve biraz da saflığıyla yasak olan bir kitabı bulundurmaktan dolayı ordudan atılıyor ve hapishaneye gönderiliyor. Hapishane koşulları nedeniyle sağlığının tehlikeye girmesinin ardından yabancı dil ve fizik bilgisi sayesinde onu Red Coast denilen özel bir araştırma üssüne dahil ediyorlar. Burada gayretiyle üstün bir başarı sergileyen Ye Wenje, Red Coast üssünün asıl amacının ne olduğunu keşfetmeye çalışıyor.


Öte yandan kitap, bilim insanlarının birbiri ardına açıklanamaz şekillerde intihar ettiği, bilimsel çalışma yürüten bilim insanlarının çalışmalarına devam etmeyi bırakmadıkları sürece hiç gitmeyen korkutucu geri sayımlar gördükleri vakaların yaşandığı 40 yıl sonrasına götürüyor. Burada da bizi Wang Miao ve polis Shi Qiang karşılıyor. Nanomateryal teknolojisi üzerine çalışan başarılı bir fizikçi olan Wang'den bu vakaların nedenine yönelik araştırma yapması isteniyor. Bu araştırmalar Ye Wenje ile tohumu atılan bir sürecin Wang ile birlikte filizlenmeye başladığı bir evrene bizi götürüyor. Çin’in tarihini anlatırcasına başlayan bu kitabın sizi bir anda dünya ötesi varlıklara, sanal gerçekliklere, ileri düzey teknolojilere yönlendirmesine siz de çok şaşıracaksınız, eminim.


Kitabı okumanızın çok uzun süreceğini sanmıyorum ancak emin olduğum şey ikinci kitabı alma sürenizin bundan daha kısa olacağı. O kadar heyecanlı ve havada bitiyor ki diğer kitaba başlayana kadar soluğunuzu tuttuğunuzu hissedebilirsiniz. Okurken bazı yerlerde bilime, fiziğe, teknik detaylara boğulmuş, anlamıyor hissedebilirsiniz ancak genelini anlamaya çalışsanız, yani neden-sonuç ilişkisini kursanız da yeterli oluyor bence. Ayrıca kitapta üç cisim problemi ile ilgili olarak Einstein, Newton gibi bildiğimiz bilim insanlarının adının geçtiğini göreceksiniz, bu kısımlara da özellikle dikkat etmenizi öneririm. Sonuç itibariyle Üç Cisim Problemi; size Dünya'nın akıbeti için tek bir insanın bile öneminin olduğunu, bilimsiz bir toplumun niçin yok olmaya mahkum olduğunu ve açıklanamaz şeyler söz konusu olduğunda insanların nasıl bir anda inanç sistemlerinin tamamıyla yeniden yaratılabileceğini anlatan muhteşem bir eser.

Bir uygarlığın gelişimini etkili bir şekilde kontrol altına almanın ve bu kadar uzun bir süre boyunca onu silahsızlandırmanın tek yolu vardır: bilimini öldürmek.
İnsanın kendi saçını çekerek yerden kalkmasını beklemek nasıl imkânsızsa, insanlığın kendisinden ahlaki bir uyanış beklemek de imkânsızdı. Ahlaki uyanışı başarmak için insan ırkının dışında bir güç gerekiyordu.



 
 
 

Yorumlar


bottom of page