Dune Mesihi
- 26 Mar 2025
- 2 dakikada okunur

DİKKAT DİKKAT! Dune mesihi, "Dune" serisinin ikinci kitabı, dolayısıyla ilk kitabı okumadan bu incelemeyi okumanızı tavsiye etmem.
Aslında Dune serisini 2020'nin yazında bitirmiştim fakat henüz blogum olmadığı için inceleme gereği duymamıştım fakat filmlerinin çıkması ile birlikte herkesin bağlandığı, çok beğendiği bu serinin incelemesini yazmazsam olmaz diye düşündüm. İlk iki filmi ben de kitaba oldukça sadık kalındığı ve detaylıca anlatıldığı için keyifle izlemiştim. Yine de sizin de tahmin edeceğiniz üzere serinin kitabını okumak gerek zihin perspektifinizi genişletiyor, gerekse olay örgüsü bakımından farklı katmanlara ulaşmanızı sağlıyor. Hem filmlerin devamı gelmeden kitabını okumanız benim gibi izlediğiniz şeyden daha çok keyif almanızı sağlayacaktır diye düşünüyorum. Lafı çok uzatmadan Dune Mesihi'ni incelemeye başlayalım o halde.
İlk kitabın sonunda Paul, Muad'dib ve imparator oluyordu. Dune Mesihi'ne geldiğimizde ise artık küçük bir çocuk olmadığını ve insanlığa adeta hükmettiğini görüyoruz. Geçen on iki yılda yeşillikler artmış ve Harkonnenlerden intikam alınmışsa da, uzun yıllar sürecek olan cihadın başlamasına engel olunamıyor. Paul, Prenses Irulan ile mantık evliliği yapmak zorunda kalıyor fakat gerçek aşkı olan Chani ile yaşamaya devam ediyor. Kardeşi Alia, Leydi Jessica'nın hamileyken yaşadığı baharat dönüşümü sayesinde annesinin anılarını bilerek doğuyor ve bu anıları kendi yaşamışçasına özümsüyor. Muad'dib in imparatorluğunda bir tanrıça oluyor. Ayrıca ilk kitapta ölen Duncan Idaho, tekrar karşımıza çıkıyor. (Okurken bu kişiye dikkat etmenizi rica ediyorum çünkü birkaç kitap boyunca adını çok duyacaksınız.)
Kitabı okurken Paul'un durmadan bir "Ayın düşüşü" kehaneti gördüğünü görüyoruz. İyi bir kehanet olmadığını okurken de hissedebiliyoruz bu yüzden daha da merak ediyoruz. Gerçekten ay mı düşecek, ay düşerse ne olacak gibi sorular soruyoruz ve evet metaforik olarak bir ay düşüyor kitabın sonunda. Benim hiç beklemediğim ve çok üzüldüğüm anlardan biriydi kitapta. Ancak sonrasında yaşanan şeyler içime bir nebze de olsa umut serpti ve diğer kitaba geçme gücünü kendimde buldum.
Dune Mesihi, tam bir geçiş kitabı. İlk kitabın sonundan üçüncü kitabın başlangıcına kadar bizi sürüklüyor. Geçiş kitabı olmasının doğal sonucu olarak olay örgüsü ilk kitap kadar gelişmiş değil. Yukarıda yazdığım gibi temel birkaç bilgiyi size yükleyip bir diğer kitaba gönderiyor. Bunun yanında Dune Mesihi, daha çok duygular üzerinden ilerliyor. Paul'un iç dünyasına tam anlamıyla bu kitapta girebiliyoruz. Neler düşündüğünü, cihada karşı bakış açısını, kardeşi için duyduğu endişeyi, Chani'ye olan hislerini... Kitabın başından sonuna kadar yayılan bir benlik arayışını, "tanrısallaştırılmaktan" kaçma çabasını gerginlikle okuyoruz.
Diğer kitapları okuduktan sonra geriye baktığımda iyi ki yazılmış dediğim bir kitap oldu. İleride yaşanacak bir çok kafa karışıklığını önlememi sağladı ve ilk kitapta çok yüzeysel olarak gördüğüm Paul'u bu kitapta gerçekten anlayabildiğimi hissettim, empati kurabildim. İlk kitaptan kısa olsa da okuması daha zordu. Bu yüzden verilen her bilgiyi sindirerek yavaş yavaş okumanın gerektiğini düşünüyorum. Bu kitabı seven ve seriye devam etmeyi düşünenler diğer arkadaşlarını da bu seriyi okumaya ikna etsinler; seriyi bu kitapta bırakmayı düşünenler varsa sabretsin çünkü üçüncü kitap ve devamı gerçekten bambaşka ilerliyor, bir şans daha vermelisiniz; son olarak hiç okumamışsanız ve spoiler yemeye aldanmadan incelememi okuduysanız Dune serisine başlamanızı çok çok çok isterim. Dune, bilimkurgunun edebiyatıdır diye bir söz var ne de olsa. 📖




Yorumlar